Author: Unknown
•02:30





















İki arkadaş oturmuş, ülke sorunlarından konuşuyorlarmış. Bir ara, biri diğerine:

–"Şu işe bak yahu!" demiş, "Bu ülkede artık ilkokul mezunu bile olmayan işadamları, çok ünlü bilim adamlarından daha fazla kazanıyor."

Diğeri farklı düşünüyormuş:

–"Niçin şaşırıyorsun ki?" demiş ve arkadaşının soru soran bakışları karşısında açıklamaya başlamış:

–"Bak!" demiş, "Her şey 'Mantık', 'Bilim' ve 'Para' üçgeninde gelişiyor."
–"....!"
–"Biliyorsun, bilgi güçtür; zaman da para. Bu iki gerçeğe bir itirazın var mı?"
–"....!"

Arkadaşının susması üzerine tekrar sormuş:

–"Var mı, söyle."
–"Hayır! Haklısın."

–"Yine biliyorsun ki fizikte «Güç=İş/Zaman» formülüyle ifade edilir. Az önce söylediklerimi bu formüle uygulayıp, «Güç» yerine «Bilgi»yi, «Zaman» yerine de «Para»yı koyacak olursak «Bilgi=İş/Para» olur.

--Buradan «Para»yı çekince de, «Para=İş/Bilgi» sonucu çıkar. Buna göre bilgi sıfıra yaklaştıkça, para sonsuza doğru uzanır."

Arkadaşının gözleri hayretten fal taşı gibi açılmış:

–"Yani..." demiş, "Ne kadar az bilirsen, o kadar çok kazanırsın; ya da, sabit bir para, bir ücret alabilmek için, bilgin ne kadar fazlaysa, o kadar fazla iş yapman gerekir."
Author: Unknown
•10:28






















Adamlar bizim ruhumuzu bizden iyi biliyor! Yedir, içir, gezdir, keyfini yerine getir, 1 hafta sultanlar gibi yaşat, son gün evrakları koy önüne ağızları kulaklarda imzalasınlar !!!

(Görsel: Taylan Tuğut)
Author: Unknown
•14:21






















İlaç firmalarında bir tanıdığın olunca daha hızlı bir bilgiye ulaşabiliyorsun tabi, firma ismi kişi ismi vererek bunu yapamayacakları ortada ama yine de bilgileri tanıdıklarımızla "aynen" geldiği gibi paylaşmalıyız.

"Aşı işi bizim hiç aklımıza yatmadı ve açıkçası desteklemiyoruz. Normal grip aşısı olun bağışıklık için ise. Domuz gribi için bizim ülkede belki de deneme yapılıyor, neden bu kadar avrupa ülkesi kırılırken yoktu da şimdi ortaya çıktı bu aşı? Biraz kafa bulandırıcı. Bir de Emine Erdoğan'ın abisi mi erkek kardeşi mi ne ithal ediyor????? Anla yani...

Ayrıca direnci düşükse aşıyı vücuda alınca da ateşlenip hastalanabilir insan. Diğer yöntemlerle korunmak daha iyi!"



Yılmaz Özdil'in yazısının doğruluğunu da kendi kendime teyit etmiş oluyorum, zaten aşı olmayı planlamıyordum şimdi yanından geçmem.

Görselin kaynağı için bknz lütfen.
Author: Unknown
•10:20

















Her sabah bilgisayarınızın başına geçtiğinizde:

  1. Masa üstünde yeni bir dosya açın,
  2. Dosyanın adını "Tayyeap Erdoan" olarak değiştirin,
  3. Geri dönüşüm kutusuna gönderin,
  4. Bilgisayarınız "Tayyeap Erdoan dosyasını Geri Dönüşüm Kutusu'na gerçekten göndermek istiyor musunuz?" diye soracak, "EVET" deyin,
  5. Geri dönüşüm kutusunu boşaltın,
  6. Bilgisayarınız "Tayyeap Erdoan dosyasını gerçekten silmek istiyor musunuz?" diye soracak, kararlı bir şekilde "EVET" deyin,
  7. Kendinizi daha iyi hissettiniz değil mi? :)
Yarın sıra Abudullah Gul'de :D
Author: Unknown
•10:05


















Yaşlı kumrular eski günlerini yad ediyorlarmış. Nine dedeye:

-"Hadi ilk tanıştığımız zamanlarda olduğu gibi bir gün geçirelim, ilk gün gibi yarın 14:00'da sinemanın önünde buluşalım, felekten bir gün çalalım" demiş.

Dede: "Tamam" demiş.

Ertesi gün saat 14:00'da sinemanın önündeymiş dede. Saatlerce beklemiş amanine gelmemiş! Dede buna çok bozulmuş ve bir hışımla eve gitmiş. Kapıyı açmış ki ne görsün, nine oturmuş hüngür hüngür ağlıyor! Hemen sormuş:

-"Ya hatun saatlerce bekledim, niye gelmedin? Hem niye ağlıyorsun sen?"

Nine gözlerinde boncuk boncuk yaşlar cevap vermiş:

-"Annem izin vermedi."
Author: Unknown
•10:49












Bir dönemin en klas futbolcuları cennette buluşmuşlar, cennetin baş meleği de futbol merkalısıymış. Şeytanı çağırmış:

- "Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim, ne dersin?"

Şeytan:

- "Boşuna oynamayalım, biz kazanırız"

Baş melek hiddetlenerek:

- "Olur mu öyle şey? En klas futbolcuların hepsi bizde, ne kadar kötü futbolcu varsa o kadarı sizde."

Şeytan, sinsice gülümseyerek:

- "Ama bütün hakemler de bizde" :D
Author: Unknown
•16:27

















85 yaşında bir adam doğumhanenin kapısında beklemektedir.

Doğumhaneden çıkan doktor şöyle bir bakındıktan sonra yaşlı adama sorar:

-"İçerde doğum yapan bayan yakınınız mı?"

Yaşlı adam göğsünü gere gere cevap verir:


-"Evet, eşim."

-"Ama bayan 25 yaşlarında..."

-"Tamam işte, eşim o. Niye şaşırdınız, baba olamaz mıyım yani?"

-"Yoo, aklıma benim dedem geldi de."

-"Nesi varmış dedenizin?"

-"Kendisi av meraklısı idi. sürekli ava çıkardı. Ancak yaşlanınca zorlanmaya başladı. Bir gün ava çıkacakken kendisini uyardık, aman yapma dedecim, sen yaşlandın, ava gidemezsin diye. Kendisi ısrar etti ve hazırlandı. Eee, tabi yaşlılık, çıkarken tüfek yerine baston aldı eline. Ben de kendisiyle gittim. Ormanda bayağı yol yürüdükten sonra bir geyik gördük. Dedim ya, dedem yaşlı. Bastonu omzuna koydu, doğrulttu ve geyiğe bastonla ateş etti. Geyik o anda vurulup yere düştü..."

-"Olur mu, başkası vurmuştur onu."

-"Ben de onu demeye çalışıyorum..." :D