Author: Unknown
•00:02






















Bir vakit namazı öncesinde şiddetli bir şekilde avluya bir adam, içeri elinde satırla nefes nefese 2 metreye yakın boyu olan geniş omuzlu uzun bakımsız sakallı devasa bir adam girmiş ve soluk soluğa bet bir ses tonuyla:

- "Bana bir müslüman lazım." demiş.

Cemaatten biri kalkmış adamla birlikte avludan dışarı çıkmış ve adam:

- "2 tane kurban keseceğim, sen duasını et ben boynunu vurayım" demiş.

Dualarla başlımışlar ilk kurbanı bitirmişken cemaatten gelen adam yorulmuş bir başkasının yardım etmesi gerektiğini söylemiş. Adam tekrar camiye dalmış, toza toprağa bulanmış üstü başı kan içinde elinde taze kan damlayan bir satırla ve aynı bet sesiyle:

- "Bana bir müslüman lazım." demiş. Kimseden çıt yok.

Adam tekrarlamış:

- "Bana bir müslüman lazım." Yine kimseden çıt yok.

Bütün cemaat gözlerini imama çevirmiş, imam da şöyle bir cemaate bakmış sonra adamın haline ve titrek cılız bir ses tonuyla ağzından şu kelimeler dökülmüş:

- "Ne bakıyorsunuz canım iki rekat namaz kıldırdık diye müslüman mı olduk?"
Author: Unknown
•12:09












Melih Cevdet Anday'a "evlilik nedir?" diye sormuşlar:

- "Eskiden kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi bir araya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna evlenmek denirdi. Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik katlanmaktır" demiş.

Yeni bir bakış açısı getirmiş :)
Author: Unknown
•15:31






















Yine kitapları, türküleri, bayraklarıyla geldiler,
Dalga dalga aydınlık oldular,
Yürüdüler karanlığın üstüne.
Meydanları zaptettiler yine

Beyazıt'ta şehit düşen
Silkinip kalktı kabrinden,
Ve elinde bir güneş gibi taşıyıp yarasını
Yıktı şahmeran'ın mağarasını.

Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar.
Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır.
Safları sıklaştırın çocuklar,
Bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır.

(1962)
Author: Unknown
•01:00


















İki emekli parkta güvercinlere yem atıyor, muhabbet ediyorlardı.

SSK emeklsi Bağkur emeklisine:
- "Şu güvercinlere ne zaman yem atsam aklıma siyasetçiler geliyor." dedi.

Bağkur emeklisi:
- "Neden?" diye sordu.

SSK emeklisi hemen ekledi:
- "Yerde dolaşırken elimizden yiyorlar, havalanınca tepemize s.çıyorlar"
PUL
Author: Unknown
•15:42






















% 47 ile yönetimi ele geçiren Tayyip buyurmuş:

-Üzerinde resmim olan pul bastırın, bundan böyle mektuplarda bu pullar kullanılsın.

Bir süre sonra pulların bir türlü zarflara yapışmadığı farkedilmiş. Tayyip'in kulağına gitmiş ve küplere binmiş. Yetkiliyi çağırıp sormuş:

-Bu pullar niye yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?

Yetkili:

-Sürdük efendim. Ama pulların yapışmamasının tek nedeni, kullanıcıların pulun ön yüzüne tükürmesi.


Author: Unknown
•12:23






















Kadının biri, 46 yaşındayken kalp krizi geçiriyor ve hastaneye kaldırılıyor. Ameliyat masasındayken, ölüme yakın, birden bir hayal görüyor. Azrail’i görüyor ve soruyor:

-“Benim saatim geldi mi?”

Azrail:

-
“Hayır, senin daha 43 sene, 2 ay ve 8 günün var.”

Narkozdan uyandığında, estetik yaptırmaya karar veriyor. Yüzünü gerdiriyor, dudaklarını doldurtturuyor ve göğüslerini düzelttiriyor. Kısacası, yeniden doğmuş gibi oluyor. Daha uzun bir süre yaşayacağını bildiği için şimdi, o kadar ameliyatın değdiğini düşünüyor. Son ameliyattan sonra, hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor. Tam karşıdan karşıya geçiyorken ambulans çarpıyor ve ölüyor. Görür görmez Azrail'e soruyor:

-“40 seneden daha fazla yaşayacağımı söylemiştin. Neden o zaman bana o ambulansın çarpmasını engellemedin?”

Azrail:

“Kız, Allah canını almasın. Ben seni tanıyamadım!”